26 Mayıs 2012 Cumartesi

HÜZÜN BENİM GÖBEK ADIM MI YOKSA?

Midemdeki taş gibi ağır sıkıntı, boğazımdaki yumrukla yürüdüm Hatice ablaya giden yolu, yokuş yukarı. Bir evrak bırakacaktım ve biliyordum ki o beni yemeğe alıkoymak isteyecekti. Bu akşam yapamazdım, evrakı bırakıp hemen eve gidip bir duş alıp yatıp dinlenmeyi düşünüyordum. Bu kafayla neyin sohbetini yapar, neye gülebilirdim ki? Fakat benim için de bir tabak konmuş olan sofrayı görünce daveti reddedemedim. Fazla kalmaz yedikten sonra çıkarım diye düşündüm.
Her zamanki gibi yine yanılmışım. Hatice ablayla birlikte olacağım da derdim tasam mı kalacak? Kaç kez tecrübe ettim üstelik.
Harika bir yemeğin ardından sade kahvemizle yaptığımız sohbetle hem kahkahalara boğuldum hem kafamdaki sıkıntı dağıldı. Ve hem de yeni yeni şeyler öğrendim hep olduğu gibi. Saatin kaç olduğuyla falan ilgilenmedim, bıraktım kendimi sohbetin akışına.
Bir kez daha mutlu oldum ve şükrettim ki böyle güzel dostlarım var.
Şimdilerde bir dosttan ayrılacağım için ise çok üzgünüm. Aslında ayrılık denmez, ofis değişikliği nedeniyle komşuluğumuzu sonlandıracağız sadece, irtibatı kesmeyeceğiz, ama aynı şey olmayacak tabi. Bir çok insan karşı cinsle dostluk, arkadaşlık olmayacağını düşünür ve bunda çok da yanılır. Benim böyle bir kaç dostum var, hiç bir art niyetsiz, samimiyetsizlikten uzak. İşte komşum, dostum olan beyefendi ile artık aynı mekanda olamayacak olmamdan dolayı gerçekten üzgünüm. Çünkü öyle iyi bir insan ki, artık rastlayamayacağımız türden, adam gibi adam yani. Dürüst, prensipli, ilkeli, sağlam karakterli.
Bunun için de şükrediyorum, böyle bir insanı tanıdığım için. Umarım gerçekten irtibatı kesmeyiz ve dostluğumuzu sürdürürüz.
Yoruldum bugün. Yıllarca çalıştığım eski işyerimi tasfiye etmiştik kâğıt üstünde. Artık fiiliyatta da tasfiye ediyoruz. İşte günümün hemen tamamına yakınını orada klasör klasör evrak toparlaması ve temizliğiyle geçirdim. Yıllarca oturduğum masamın başına geçince sanki hiç bir şey değişmemiş, hâlâ orada çalışıyormuşum gibi hissettim. Telefon etmem gereken bir yer vardı, fihristi elime alır almaz daha sayfasını açmadan numaranın hatırıma gelmesine hayret ettim. Çekmecelerimi açtım kapadım, masamın üzerinde ellerimi gezdirdim, okşadım onu. Sanki birazdan çalışanlardan biri kapımı açıp içeri girecekmiş ve ben ona yapması gereken işi söyleyecekmişim gibi geldi. Alt kata, öğle yemeklerini hazırlayıp yediğimiz bölüme gittim, her şey nasıl da değişiyordu insansız kalınca. Tozlanmış dolap içleri, mutfak gereçleri, eskiciye satılmış masaların yokluğundaki boşluk...
Hüzünle ayrıldım oradan.
Ah keşke akşamüzeri yaşadığım hüzün de olmasaydı...

5 yorum:

  1. İnsanın gerçek manada dostlarının olması çok güzel. Hele de herşeyin maddeye endekslendiği bir dünyada, tek amacı gönül dostluğu olan kişilerin sayısı günden güne azalıyor..Nurtenciğim ayrıca insanın alışkanlıklarından vaz geçmesi, taşınması da buna örnek.Hüzün ruhumuzun huzursuzluğunun bir sonucu.. Onun gıdasını vermeyişimizin bir sonucu.. Canım yeni yerin senin için hayırlı olur. Dilerim dostlarınıla dostluğunu sürdürüsün.. Sevgilerimi gönderiyorum sana..Hoşçakal canım. Güzel bir hafta sonu geçirmeni diliyorum..

    YanıtlaSil
  2. Canım, ben de sana sevgilerimi gönderiyor ve çok da öpüyorum. İyi olacak biliyorum yeni yerimde hayat. geçiş sancısı işte. Hep yaşarım bunu.

    YanıtlaSil
  3. Her şey gönlünce olsun. Seviyorum bu yazıları. Niye mi? Benim gibi yıllarca bekletip yazmak yerine, sıcağı sıcağına yazıyorsunuz. Müthiş bir birikim bu. Selam ve saygılar. Umarım yeni yerinizde de yeni ve sağlam dostluklar sizi bekliyor olsun...

    YanıtlaSil
  4. Hüseyin beyy...
    Teşekkür ederim iyi dileklerinize.
    İyi ki varsınız efendim.

    YanıtlaSil
  5. Hayırlı olsun Nurten'im, hani bir şarkı vardı 'alışmak sevmekten daha zor geliyor' diye hatırlarsın, eski iş yerleri, eski evler alışıyoruz taşınması, bırakması, terketmesi çok zor oluyor ama değişiklik de iyidir, ayrıca 30 - 40 yıllık bir binadan taşınıyorsan zil takıp oynamalısın gazetede okumuştum, eski evler insanları hasta ediyormuş (boyaları,badanaları,kanserojen,su boruları,vs.bir adı da vardı ama unuttum )Hatice hanımla güzel bir akşam geçirmene sevindim, hüzünlerin seni en kısa zamanda terketsin diliyorum

    YanıtlaSil