26 Şubat 2013 Salı

DEĞER VERDİM YETERİ KADAR, HERKES ARTIK EDERİ KADAR

Bugün bir yerlerde okudum:

'ÜÇ KURUŞLUK ADAMA BEŞ KURUŞLUK DEĞER VERİRSEN GERİYE KALAN İKİ KURUŞLA SENİ HARCAR!'

24 Şubat 2013 Pazar

YAŞLANIYORUM GALİBA :)

Vallahi çok yorgunum.
Pazar günü pazar günü çalışınca, bir de hastalıktan yeni çıkmışken mümkün değil yorgun hissetmemek.
Hava da bir güzeldi, şeker gibi. Çıkıp gezmek varken çalışmak zor geldi bu havada. 

23 Şubat 2013 Cumartesi

HAKKIMIZDA HAYIRLISI

Daima Allah'a inandım.
Zaman zaman isyanlarım, çıkışlarım olduysa da inancımı kaybetmedim. 
Biliyorum ki ne zaman sıkıntıya düşüp ondan yardım istesem isteğim yerine geliyor. Eskiden istediğim her ne ise direkt onun için yalvar yakar olurdum, yine yapardı isteğimi, ama bazen bunlar benim için mutluluktan çok mutsuzluk getirirdi. Uzun zamandır sadece "hayırlısı neyse" diye dua ediyorum. 

22 Şubat 2013 Cuma

OLUYOR

Bir gün
Bir bakıyorsun
Pat diye

ATLAS TARİH


Bugün yeni bir tarih dergisi keşfettim. 
Dergi elbette yeni değil, ama ben yeni gördüm. ATLAS Tarih. 
Bir yerde zaman geçirmem gerekiyordu, gazete yerine dergi alayım dedim, gazeteci bu dergiyi tavsiye etti.

20 Şubat 2013 Çarşamba

YENİ CAMİ'NİN ÇEVRESİ

Son siyasi olaylardan canım sıkkın çok.
BDP denen şerefsiz partinin Karadeniz Barış (sözde) Turu'nda meydana gelen olayları yakından takip ettim. Yorum yazacak değilim, arkadaşlarım çok güzel şeyler yazıyorlar bu konuda. Benim düşüncelerimi de biliyorlar, sadece gerçekten çok sıkıldığımı, üzüldüğümü söyleyeceğim. 

16 Şubat 2013 Cumartesi

MERAKLISI İÇİN ÖYLE BİR HİKAYE


Bu sezon bir kısmetsizliktir gidiyor. 
Tiyatro için neredeyse bir ay önceden bileti alıyoruz, heyecanla o günü bekliyoruz, fakat bendeniz tam da o günü buluyorum hastalanacak. 

14 Şubat 2013 Perşembe

1 MİLYAR KADIN DANS EDİYOR


Son yılların en büyük kadın hareketi olan V-Day hareketi kapsamında ben de ŞİDDETE DUR! diyen 1 Milyar kadından biri olarak Haydarpaşa Garı'ndaydım.  KA.DER Kadıköy Şubesinin koordinatörlüğünde ve İstanbul Kadın Sivil Toplum kuruluşlarının katkısıyla 14 Şubat'ta (bugün) Haydarpaşa Garı ve bir çok noktada milyonlar, kadına karşı şiddete son vermek amacıyla dünya kadınlarıyla aynı günde dans ederek tepkimizi ortaya koyduk. 

13 Şubat 2013 Çarşamba

14 ŞUBAT


14 Şubat tüm dünyada Sevgililer Günü ve Dünya Öykü Günü olarak kutlanıyor. 
Aynı günde iki farklı kutlama.
Aslında farklı değil, bağlı kutlama. 
Dünya Öykü Günü'nün fikir babası ve kurucusu Özcan Karabulut bakın bunu nasıl anlatıyor:

12 Şubat 2013 Salı

CAROLİN TİPLİLER

Bu akşam pek halim yoktu, dizi falan da izlemeyip yatayım dedim, ama açık olan televizyondan biraz baktım.
Öyle Bir Geçer Zaman Ki'de Carolin'e ilişti gözüm. 

10 Şubat 2013 Pazar

YALAN DÜNYA

Bekliyorduk...
Bugün yarın haberi geldi gelecek...
Geldi, sabah saat altı buçukta aradı Nermin abla, "Hakkın rahmetine kavuştu" dedi.
Beni olmayan kızı gibi seven, benim de onu annem kadar sevdiğim Feride teyzem yoktu artık.

8 Şubat 2013 Cuma

93 GÜNLÜK İKTİDAR (V.MURAD)


Osmanlı hanedanının kimilerine göre 33.ncü, kimilerine göre ise 35.nci padişahı olan V.Sultan Murad Abdülmecid'in en büyük oğlu idi. Zaten Abdülmecid'den sonra tahta çıkan kardeşi Abdülaziz'in tahttan indirilmesiyle, Abdülmecid'in dört oğlu sırasıyla padişah olmuş ve en son Vahdettin ile hanedan son bulmuştur.

7 Şubat 2013 Perşembe

GO-KART KAZASI

Akşam okuduğum haber fena halde canımı sıktı.
Canımı sıkmak ne kelime, çok kötü oldum.
Şu, Adapazarı'ndaki kazadan bahsediyorum. Bir alışveriş 

6 Şubat 2013 Çarşamba

TİYATRONUN CADISI (MACİDE TANIR)


Bugün çok başka bir yazı yazmayı düşünüyordum. 
Kendime tatil ilan ettiğim bir günümün nasıl güzel geçtiğini, nereleri gezip, hangi filme gittiğimi, hangi kitapları aldığımı falan anlatacaktım.

5 Şubat 2013 Salı

KAPI AÇIK, GELSİN SÜRPRİZLER

Sömestre tatilinde okullar, malum. Oğlum da evde. Okulun son haftaları onun için o kadar yoğun geçmişti ki bir haftada ancak dinlenebildi. Benim de iş bakımından rahat bir haftam. Bu yüzden kendime izin verdim, bir kaç gün dinleneceğim. İş olursa evden de çalışabiliyorum nasılsa, İnternet tabanlı muhasebe programım sağolsun. Bu bir kaç günde oğlumla zaman geçirmek istiyorum, belki gezeriz, sinemaya gideriz kim bilir? 

3 Şubat 2013 Pazar

AH O GÜNLER, ŞİMDİ YABANCI GİBİLER...

Radyoda yine ‘Bir Zamanlar’, Hakan Eren.
Bu akşam Ferdi Özbeğen akşamı.
Müziğe ilk başladığı günden bugüne sırayla bir bir çalınıyor şarkıları.
Ve ben ağlıyorum…
Yok, dayanılır gibi değil; bir Ümit Besen bir Ferdi Özbeğen, dayanamıyorum, süzülen gözyaşlarıma engel olamıyorum.  Beni alıp alıp götürmüyorlar mı o yıllara dayanmak çok zor geliyor, bazen imkansız.
Ne vardı o yıllarda? Neler saklıydı bu şarkıların sözlerinde? Kimi hatırlatıyorlar bana?
Defalarca yazdım yine yazacağım, sanırım ömrüm oldukça yazmaktan alıkoyamayacağım kendimi.
Sıcak bir yaz mevsimi, ilk kez ayak bastığım tarihi şehir Bursa, ve NEŞE ablam.
O beni hep ağlatacak, küskün kopan hayat ipini hep arayacağım.

Bir de GENÇLİK…
Masum, hayat dolu, umut dolu bir gençlik vardı.
Henüz hataların uğramadığı, hayal kırıklıklarının yaşanmadığı, kötülerin bilinmediği su gibi GENÇLİK.
Ne çok arıyorum son günlerde o yıllarımı. Ne çok özlüyorum.
Oysa ben hep geldiğim yaşı karşılarken şimdiki aklımı ağırlamaktan büyük mutluluk duyardım. O yıllara dönmek istemez, küçük bir tebessümle hatırlardım.
Ağlıyorum şimdi, Ferdi Özbeğen’in elleri piyanonun tuşlarında gezinir, ağzından çıkan sözler içimdeki yanardağı harekete geçirirken ağlıyorum hıçkıra hıçkıra.

2 Şubat 2013 Cumartesi

ABD'Lİ SARAİ SİERRA, İTALYAN PİPPA BACCA VE TÜRKİYE


Yaklaşık 10 gündür kayıp olan ABD'li turist Sarai Sierra ölü bulunmuş.
Cesedini Sarayburnu Cankurtaran mevkiindeki surların dehlizinde bulmuşlar. Kimi kaynaklarda başından yaralı diyor, kimisinde bıçaklandığı söyleniyor. Nasıl olduğu önemli değil, öyle ya da böyle cinayete kurban gitmiş sonunda.
Kaybolduğu haberini televizyonda ilk duyduğumdan itibaren ümidim yoktu benim yaşadığına dair.
Çünkü burası Türkiye. Sarai ise bir kadın, taa ABD'den tek başına gelip fotoğraf çekmeye kalkışmış.

Hiç mi duymamış 2008 yılında gelinliğiyle barış mesajı vermek için Milano'dan yola çıkıp Tel Aviv'e otostopla ulaşmayı hedeflerken İstanbul'a da gelen İtalyan Pippa Bacca'nın akıbetini? Tecavüze uğrayıp boğazı sıkılarak öldürüldü Bacca. Arabasına bindiği caninin birlikte olma teklifine hayır dediği için öldürüldü. 
Sarai Sierra'nın nasıl ve ne şekilde öldürüldüğünü henüz bilmiyoruz. Muhtemeldir ki onun hikâyesi de buna benzer bir şey. Tesadüfen ikisinin de Türkiye'de öldüğü yaş 33.
Zavallı kadınlar, siz Türkiye'yi kendi ülkeniz gibi mi sanıyordunuz? Hiç mi araştırmadınız buraya gelirken? Kadın şiddeti, kadın cinayetleri zirveye çıkmışken, gazetelerde, internet sitelerinde çarşaf çarşaf yayınlanırken, insanlar sokaklarda Kadına Şiddete Hayır sloganlarıyla yürürken ve bunları neredeyse sağır sultan bile duymuşken siz ne yaptınız be kuzum?
Burası Türkiye:
-Bu ülkenin kadınları öyle kafasına estiği gibi istediği yerde gezemez, kocası, babası veya abisinin izni ve refakati olmalıdır mutlaka.
-Hadi gündüz vakti yalnız gezebildi diyelim, akşam olunca girecek evine, sokak onun ne haddine.
-İstediğini de giyemez kadın, azıcık mini etek, ufak bir dekolte tecavüz sebebi sayılır bu ülkede. Açık saçık bile giyinmek gerekmez ya, kadın ol yeter, gözü dönmüşse aç erkeğin sen çarşaf giysen nafile.
-Kocalar ayrıldıkları karılarının bile izini sürerler, sıkı mı bakalım başka bir adamla birlikte olsun, doğrayıverirler buldukları yerde mazallah.
-Bu ülkede kadınlar bile kadınların namusuna karışır. Namus denilen şey iki bacak arasındadır zaten. Yalan söyleyebilirsin, hırsızlık yapabilirsin, kötülüğün her türlüsünü de yapabilirsin. Ama zinhar iki bacağının arasını açık tutmayacaksın. Onlar senin bacakların değildir çünkü, millete malolmuştur. Namusu milletin namusudur.
-Bir internet sitesinde yazdığın yazılar, yayınladığın gezi fotoğrafların bile teşhircilik sayılır bazı insanların gözünde. Namusun sorgulanır, sanki çıplak fotoğraf çektirip poz poz yayınlamış da aranıyormuşsun gibi.

Yaa, böyle işte sayın Sarai Sierra ve Pippa Bacca.
Keşke gelmeden bir bakaydınız neler oluyor gideceğim yerde diye.

1 Şubat 2013 Cuma

KELİME OYUNU


Kelime Oyunu yarışma programını sanırım çoğunuz biliyorsunuz. Bloomberg HT kanalında yayınlanan, İhsan Varol'un sunduğu mükemmel bir yarışma.
Yıllardır izliyorum, kalitesinden hiç bir şey yitirmedi. Hazırlayan ve sunan İhsan Varol'un bunda payı çok büyük. O kadar farklı bir sunucu ki, tek başına ekrana çiviliyor insanı. Yarışmacılarıyla sanki dost toplantısındaymış gibi sohbet edip heyecanlarını yatıştırmaya çalışıyor. Son derece bilgili ve kürtürlü, aynı zamanda çok beyefendi. Bir de çok yakışıklı, daha ne olsun?
Akşamları saat sekizde canlı olarak yayınlanan yarışmanın gece yarısını biraz geçe tekrarı yayınlanıyor. Bendeniz gece kuşu işte hep bu tekrarları izleyebiliyorum.
Her akşam beş yarışmacı yarışıyor. Akşamların galipleri ise cumartesi günü birbirleriyle yarışıp haftanın galibini belirliyorlar. Sonra ayın galibi ve ödül.
Bazı akşamlar yarışmacıların hepsi kuvvetli oluyor ve yarışma çok çekişmeli geçiyor. Böyle olunca tadından yenmiyor.
Son haftalarda ise o kadar çok zayıf yarışmacı vardı ki İhsan bey yardımcı olabilmek için çırpınırken saçını başını yoldu adeta. Geçen akşam izlerken ben de kendimi kaybetmişim, yattığım yerden "Bu kadar da olmaz!" diye bağırmışım. Hem bir değil bir kaç kez tekrarlanınca oğlum gelip uyarmak zorunda kaldı beni. İnsanlar uyuyor tabi o saatte, herkes benim gibi gece kuşu değil ki.
Fakat gerçekten ilginçti, faraş, torik, tenya sözcüklerini hayatnda hiç duymadığını söyleyen yarışmacılar mı istersin, sözcüğün sonunda mastar eki olduğu ve iki sözcüklü cevap olduğu bilindiği halde ısrarla tek ve bambaşka bir sözcük türetmeye çalışan mı istersin? Daha bunun gibi bir sürü şey.
Bu yarışmada görünen bir şey de gençlerin çoğunun eski, ama hâlâ kullanımda olan bir çok sözcüğü hiç. duymamış olmaları. Eş ve zıt anlamlı sözcüklerden bihaber olmaları. O kadar az sözcük hazneleri var ki, kitap da okumadıklarından geliştiremiyorlar.
Orada olmanın heyecanını anlıyorum tabi, evde oturup soruları yanıtlamakla aynı şey değil, ama artık neredeyse tüm harfleri çıkmış en kolay sözcüğü bile çıkartabilmek için kıvranıyorsa hiç gitmesin oraya diyorum ben.
Çok sık gelmiyor gerçi bu yarşmacılar, gelenler genellikle son derece kuvvetliler ve yarışmanın çekişmeli geçip izleyenlere heyecan vermesini sağlıyorlar.
Umarım sevgili İhsan Varol yorulmaz ya da bıkmaz da, bu kalitesiyle daha uzun yıllar devam eder Kelime Oyunu.