18 Nisan 2016 Pazartesi

BÜYÜKADA, BAHARA SELAM VE FENERBAHÇE (!)


Bu yılki ilk ada seferimizi gerçekleştirdik.
Pardösüyü, hırkayı falan atıp sabah erkenden yola çıktık.  Üşür müyüm acaba derken epey bir ter döktüm doğrusu. Bahar gelmiş, hatta neredeyse yaz gelmiş. İşten güçten insan farkına mı varıyor? Ancak böyle kendini atacaksın ki doğaya farkına varasın.
Her yıl vapur keyfi yaparken bu yıl maalesef motora binmek zorunda kaldık. Devam eden kış tarifesinde o kadar seyrek ki vapurlar. Ama tabi, şimdiki motorlar transatlantik gibi maşallah; pek de keyif aldık. 

11 Nisan 2016 Pazartesi

CİBALİ KARAKOLU


Cumartesi akşamı Cibali Karakolu'nu seyrettik Üsküdar'da.
Sezonun finalini yapmış olduk böylece. Ama ne final! Muhteşemdi. Epeydir bir tiyatro oyunundan bu kadar zevk almadım.
Genellikle bir ay önceden biletleri alırım, fakat Cibali Karakolu kapalı gişe oynadığından bilet bulamamıştım. Nisan ayı da Şehir Tiyatroları'nda sezonun son ayı olduğundan başka bir gün seyretme şansımız yok. Allahtan sandalye bileti diye bir şey var. Oyundan bir iki saat önce gişenin önünde dikilip şansın varsa biletini alıyorsun. Eh, bu konuda Açıkhava konserlerinden tecrübem var, kafama koydum, bileti alır almaz da ahaliye telefon açıp haber vereceğim koştursunlar diye. Tam üç saat önce girdim tiyatrodan içeri; gişe memuru iki saat sonra satışı açacaklarını söyledi. Vakit öldürmem gerek, hemen yeni keşfettiğim kafeye gidip bir bardak çayla birlikte gereksiz karbonhidrat yüklemesi yaptım. Gazetesiz kitapsız kaldığımı fark edince kafedeki müşterilerin konuşmalarına kulak verip bir de dahil oldum sohbete. Bir buçuk saat vardı, kalktım, tekrar arzı endam ettim gişede. Baktım akşam yemeğini yemekte olan delikanlı gelenleri geri çeviriyor; utanarak sordum, "Daha başlamadı mı?" diye. "Siz daha önce de gelmiştiniz değil mi? Tekrar gelip gitmeyin, bileti kesiyorum size." deyince dünyalar benim oldu.

4 Nisan 2016 Pazartesi

BİR PARÇA DAHA


Aydın Tansel de göçtü bu gerçekten yalan dünyadan.
Her seferinde olduğu gibi yine 70'li yıllar, çocukluğa dönüş, yine içimden bir parçanın kopuşu...
Televizyonun hayatımıza girişiyle birlikte plâklardan sesini dinlediğimiz şarkıcılar evimize görüntüleriyle giriyordu. Aydın Tansel de onlardan biriydi ve siyah beyaz ekranda sıkça boy gösteriyordu.