29 Ocak 2017 Pazar

BİZ NE GÜZEL YILLAR YAŞAMIŞIZ


Çok güzel geçirdiğim bir günün sonunda...
Akşamın geceye evrilen saatlerinde yeni öğrendim, Engin Cezzar ölmüş.
Uzun yıllardır yatağa bağımlı yaşadığını biliyordum, ölümü bekleniyordu. Yine de şaşkın ve üzüntülüyüm. Gülriz Sururi'yi düşünüyorum. Kim bilir ne çok üzüldü.



Hemen kitaplığıma uzattım elimi; 'Kıldan İnce Kılıçtan Keskince' ve 'Bir An Gelir'i aldım elime. Gülriz Sururi'nin ardı ardına yazdığı anı kitapları. Tekrar okudum bazı sayfaları; Engin Cezzar'la ilgili olanları özellikle. Bir elmanın iki yarısı denir ya, öyleydi onlar. Kim bilir ne çok üzüldü, ne çok eksik kaldı şimdi Gülriz hanım.
Bir devir daha kapandı; bir büyük sanatçı daha gitti yaşamdan.

Çok güzel geçirdiğim bir gün dedim ya, gerçekten güzel bir gündü. Akşamında en sevdiğim arkadaşım, dostum, sırdaşım bana yatıya geldi. Özlemişim, öyle böyle değil, eni konu özlemişim.
Sohbet sohbet üstüne; ekranda TRT Müzik. Anlatılmaz yaşanır derler, aynen öyle.

Gecenin sonunda söylediğim cümle, "Biz ne güzel yıllar yaşamışız."

Canlı performansta Levent Yüksel eski şarkılarını seslendirirken 90'lı yıllara gittim. Her söylediği şarkıda başka bir anı... Yok artık böyle şarkıcılar, böyle şarkılar.
Ömürlük Şarkılar'da eski güzel Türk Sanat Müziği şarkıları. Aaah Ahhh!
Peşinden 'Rüya Gibi' programı. Adı cuk oturmuş, 80'lı yılların yabancı pop müzikleri. Boney M, Sting, Phill Collins, Modern Talking, Michael Jackson, Europe.

Ne internet vardı ne cep telefonu o yıllarda. Mutluyduk biz, çok mutluyduk. Belki tek derdimiz aşk acısıydı. Aman ne gam!

Şimdi deprem olsa yahut kıyamet kopsa ölüp gitsek, kendim içim hiç üzülmem. o kadar çok şey yaşadım ki, o kadar güzel şeyler gördüm ki gözüm açık gitmez. İnternetsiz, cep telefonsuz hayatı da gördüm, son teknolojiyi de. Sobalı hayatı, elektriksiz, susuz köyleri, radyolu, radyo tiyatrolu günleri, pikapları, kırkbeşlik ve otuzüçlük plakları, kasetleri...
Radyodan kasete şarkı çekerdik biz. walkmen çıktığında deliler gibi sevinmiştik. Cd man diye bir şey çıktı sonra. Cd'ler vardı artık. Daha pikap iğnesi ile plaktan nasıl ses çıkıyor akıl erdirememişken Cd'lerden pürüzsüz şarkılar dinliyorduk.
Ne hızlı değişti dünya. Ne hızlı gelişti teknoloji. Son yirmi otuz yılda yaşadıklarımız bir ömre bedel.

Kişisel tarihimin en mutlu, huzurlu günlerini yaşarken, hemen hiç bir yeni üretim mutlu etmiyor beni. Yok artık gerçek sanat, gerçek sanatçı. İstisnaları saymıyorum, o kadar azlar ki.
Hep eskileri konuşuyoruz, hep eskilerden dem vuruyoruz.
Bir buna üzülüyorum. Oğlum göremedi bunları, göremeyecek de. Allah'tan eskileri karıştırmayı seviyor. Belgeseller seyrediyor, müzikler dinliyor. Eminim bir şeyler alıyor.

Engin Cezzar da gitti. Bir çok kişi bilmiyor bile, ne büyük bir sanatçıydı.
Bir bir eksilenler grubuna katıldı, Yüreğimizde bir boşluk daha açtı.





2 yorum:

  1. Çok kötü dönemlerde olunca haliyle huzurlu, mutlu o eski günleri hep yadediyoruz. Mekanı cennet olsun, tüm sevenlerinin başı sağolsun. :( Sevgiler Nurten'cim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neredeyse yaşam sevincimiz kalmadı Müjde'cim. Benden önceki nesil 80 darbesi öncesi kanlı günleri yaşadı, ben de kıyısından yetişip gördüm. Şimdi ben ve oğlum bu kanlı, kötü günleri yaşıyoruz. Allah sona erdirsin inşallah ve bir daha yaşatmasın.
      Öptüm canım sizi:)

      Sil