8 Mayıs 2017 Pazartesi

BİR GÜZEL ADAM AHMET İSVAN

"Bugün burada yıkacağımız sadece bir kaçak binadan ibaret değildir. 
Bu binayla birlikte, para bağışlayarak belediye yasaları karşısında dokunulmazlık kazanılabileceği düşüncesini yıkıyoruz.
Bu bina ile birlikte, paranın belediyemizde her kapıyı açabileceği görüşünü yıkıyoruz.
Bu binayla birlikte, belirli kimselerin belediye karşısında yasadan daha güçlü olabileceği düşüncesini yıkıyoruz.
Bu binayı yıkmakla halka gösteriyoruz ki, belediyede halktan yana bir yönetim var ve Ankara'da da yargıçlar var."



Bu sözlerin sahibi, geçtiğimiz 1 mayısta yitirdiğimiz, İstanbul'un 1973-77 arasında belediye başkanlığını yapan Ahmet İsvan'dır. Yıkılan bina da, o dönemin zenginlerinden gazinocu Fahrettin Aslan'ın kaçak binasıdır.



1923 yılında İstanbul'da doğan Ahmet İsvan, Robert Kolej'den sonra Amerika'ya gitmiş ve tarım üzerine eğitim görmüştür. Ülkeye modern tarımı getirmek isteği ile Amerika dönüşü Yalova Taşköprü^de satın aldığı arazide uzun süre çiftçilik yapmıştır. Buradaki çalışmaları Türkiye'de modern tarımın ilk örnekleri sayılır. Tavukçuluk konusunda da ilk sistemli üretim tesisini 1950 yılında kurmuştur. Yöre halkının şaşkınlıkla izlediği ve ona 'Büyücü' sıfatının yakıştırıldığı bir dolu yenilik yapmış ve halka öğretmiştir. Bunlardan biri, kendi çabasıyla derme çatma bir kuluçka makinesi yapıp civciv çıkartmasıdır.

1973 yerel seçimlerinde CHP adayı olarak İstanbul'da gelmiş geçmiş en büyük oyu alıp (yüzde 63,6) belediye başkanı olmuştur.
Hukuksuzluğa daima karşı duran, halktan yana olan bir belediye başkanıydı. Bağış adı altında rüşveti asla kabul etmedi. İşte, yukarıdaki sözleri söylemesine neden olan kaçak bina için Fahrettin Aslan ona bu taleple geldiğinde, nazik fakat, gayet net bir şekilde geri çevrildi.
1977 yılında fırıncıların tekelini kırmak ve halka sağlıklı ucuz ekmek yedirmek için İstanbul Halk Ekmek fabrikasını kurdu.
Tabi bütün bunları yaparken çok büyük zorluklara göğüs gerdi. Yıldırma politikalarına, tehditlere boyun eğmedi. Başkanlığı sırasında iktidar değişip MC (Milliyetçi Cephe) hükümeti kurulunca bütün ödenekler kesildi. Belediye işçilerinin paraları ödenemeyince işçiler grev yaptı. Ahmet İsvan işçilere, bu durumun kendi yönetiminden değil, iktidardaki hükümetten kaynaklandığını anlattı ve onları ikna etti. Ankara'dan para istedi, verilmeyince ısrarlı davrandı ve zorlukla alıp işçilerin paralarını ödedi. Kendi partisinde de bazı kişilerin hedefi haline gelince yeniden aday gösterilmedi.

İşte böyle bir güzel adamdı Ahmet İsvan. Böyle halktan yana bir başkandı. Ama 12 Eylül cuntası onu, kanlı 1 Mayıs 1977 olaylarında DİSK'e yardım etmekle suçlayıp 27 ay hapiste tuttu. Sonuçta aklandı, ancak bu sürede gördüğü çok kötü muamele ve işkenceleri İş Bankası Yayınları'ndan çıkan 'Başkent gölgesinde İstanbul' adlı anı kitabında anlattı.

Türkiye siyaset tarihinde, demokratlığı, nezaketi ve bilgeliği ile yer aldı.

2016 yılında Beylikdüzü Belediyesi'nin Vefa Ödülleri töreninde 'Onur Ödülü' aldı. Beylikdüzü Belediyesi onun adına bir belgesel hazırladı.


Güzel insanlar bir bir gidiyor diyoruz ya, işte o güzel insanlardan biriydi Ahmet İsvan.
Ruhu şadolsun.
*************
https://www.youtube.com/watch?v=1blEPv7JBCo&t=329s

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder