CEREN NECİPOĞLU
Perşembe akşamı can dostum Hatice'nin evinde yemekteydim. Okul arkadaşlarından birinin kızı anısına bir müzik dinletisi olacağını ve gelip gelemeyeceğimi sordu. Tabi ki geleceğimi söyledikten sonra okul arkadaş WhatsApp grubunun mesajlarına baktık. Pera Müzesi'nde bir festival olduğu yazıyordu. Google'dan müzenin sitesine girdim. 16-19 ocak 2020 tarihleri arasında Ceren Necipoğlu Uluslararası Arp Festivali düzenlenmiş. Arp profesörü Florence Sitruk'un sanat yönetmenliğinde solo arp ve oda müziği yarışmaları, konserler ve özel ustalık sınıfı etkinlikleri yapılacakmış. Cumartesi akşamı da Ceren'in doğum günü anısına özel konser verilecekmiş. Etkinlik ve konserlerin tümü ücretsiz.
Biz cumartesi akşamı gitmeye karar verdik, internet sitesinden kaydımızı yaparken pazar akşamı da Cemal Reşit Rey Konser Salonunda Gala Konseri olduğunu öğrendik. Ona da gidelim dedik.
Önce biraz, iki gün üst üste nasıl olacak, yorulur muyuz diye düşündüm ama, ben hayatımda müziğe doyduğum böyle bir hafta sonu hatırlamıyorum. Üstelik yabancısı olduğum bir enstrüman ile. Ben arpı sadece senfoni orkestralarının konserlerinde görmüş ve dinlemiştim. O da, solo olmadığı için nasıl bir ses çıkıyor tam olarak bilemiyorsun tabi. Muhteşem oldu konserlerdeki tüm sololar. Meğer nasıl güzel bir sesi, nasıl güzel bir tınısı varmış. Hele cumartesi akşamı Mesruh Yavaş adlı bestecinin Threnoidia'sını (yas şarkısı) Nilay Gösterişli flüt ile Gözde Ece Yavaş da arp ile seslendirdiklerinde sanıyorum salondaki herkesin içinde bir ürperti oluştu. Sanki okyanusun içindeyiz, suyun içinde debeleniyoruz. Nasıl güzel verdiler bu duyguyu yüreklerimize inanılır gibi değil.
Okyanusun ne alakası var gibi bir soru gelebilir aklınıza. Şu alakası var; Ceren Necipoğlu 2009 yılında Brezilya'nın Rio de Janerio kentindeki arp festivalinden dönüşte bindiği uçağın okyanusa düşmesi sonucu ölmüş. Uçaktaki tek Türk yolcuymuş. Cesedi iki buçuk yıl sonra DNA örnekleriyle teşhis edilip Türkiye'ye getirilmiş. Cumartesi akşamı annesi Selçuk hanım ve gecenin sunuculuğunu yapan ablası İmre hanım ile sohbet ettik biraz. Annesi zor konuşuyordu, Hatice'yi görünce çok sevindi.
Ceren Necipoğlu, hayatını kaybetmeden önceki dönemde Eskişehir Anadolu Üniversitesi Konservatuvarı Arp Bölümü Başkanıymış. En küçüğü on bir yaşında olan öğrencilerine yedi yıl öğretmenlik yapmış, sadece öğretmen değil, anne, abla, koç her şeyleri olmuş. Okula ilk başladığında on bir yaşında olan Gözde Ece Yavaş, festivalin hazırlayıcılarından olmuş şimdi. Pazar günkü Gala Konserleri ve Ödül Töreninin de sunucusuydu.
Pazar akşamı Hatice'nin yorgun düşmesi nedeniyle tek başına gittim Cemal Reşit Rey salonuna. Öncesinde kokteyl vardı. Cıvıl cıvıl, pırıl pırıl gençler koşturuyordu oradan oraya. İtalyan, İngiliz, Fransız, Türk tüm bu gençleri sahnede izledik ve hayran kaldık. Dört gün boyunca yapılan yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri verildi. Ve sunucunun söylediğine göre dünyada ilk kez ödül jürisinde bulunan sanatçılar da konsere katkıda bulunarak sahneye çıkıp arp çaldılar.
Arpın dışında bir de oda müziği kategorisinde ödül alan gençler vardı ki performanslarını anlatmak zor. Harika bir akşam yaşattılar bize.
Epeydir klasik müzik konserlerine gidemiyordum, çok iyi geldi. Çoğu kez gözlerimi kapatıp çok uzaklara daldım dinlerken.
Ruhu şad olsun Ceren'in.
FATMA CEREN NECİPOĞLU
Pendik, İstanbul'daki Pendik Merkez İlkokulu'ndan 1984'te, devamında ise Özel Alman Lisesi'nin ortaokul bölümünden mezun oldu. Sonrasında İstanbul Belediye Konservatuvarı ve İ. Ü. Devlet Konservatuvarı Arp bölümünde aldığı eğitimin ardından 1997 yılında Boğaziçi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü'nde lisansını tamamladı. Yüksek lisansını ABD'de Louisiana Devlet Üniversitesi ve Indiana Üniversitesi Arp bölümlerinde bitirdi.
İyi derecede İngilizce, Fransızca ve Almanca bilen sanatçı, 2003 - 2006 yılları arasında "Socrates Erasmus Programı"'nda bölüm koordinatör asistanlığı görevi yaptı. Solo ve ortak çalışmayla 100 civarında konser veren Necipoğlu, birçok ödül aldı, ulusal ve uluslararası projelere imza attı.
Uluslararası Dünya Arp Kongresi Birliği ve Arp Sanatı Derneği üyelikleri bulunan sanatçı, Rio de Janerio konserinden dönüşte, 1 Haziran 2009 tarihinde Air France Havayolları uçak kazasında Brezilya açıklarında düşen uçakta yaşamını yitirdi. Cenazesi ölümünden 2,5 yıl sonra 19 Kasım 2011 tarihinde Atlas Okyanusu'ndan çıkarılan cenazenin yapılan DNA testi sonucu Fatma Ceren Necipoğlu'na ait olduğu anlaşıldı. Uçakla Atatürk Hava Limanı'na getirilen cenaze 24 Kasım 2011 tarihinde Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kanlıca, Beykoz'da bulunan Kanlıca Mezarlığı'nda defnedildi. Uçaktaki tek Türk yolcu olan 37 yaşındaki sanatçı, en son Anadolu Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak arp ve piyano dersleri vermekteydi.
Arp, çoğunlukla Klasik Batı Müziğinde kullanılan en eski, telli bir müzik aletidir. Sabit sesli bir çalgıdır. Her tel üç ayrı ses çıkarabilir. Gam notalarının karşılığı olan yedi pedalın tutturulduğu oluk hazinesi, çınlama kasası sütun ve konsol bölümlerinden oluşmaktadır.
Bir yayla ok atılırken gerilip bırakılan yay kirişi bir tınlama sesi çıkarır. Tek telli olan yaya değişik uzunluklarda teller ekleyip onların gerginlikleriyle oynayarak değişik sesler çıkarıldı. Sonraları sesi yükseltmeye elverişli bir gövde(tını kutusu) eklenince gerçek bir çalgı yapılmış oldu.
Bunlardan geliştirilen ilk çalgılardan biri "lir" di. Yunanlar ve Romalılar çok yaygın olarak kullandıkları liri Tanrı Hermes'in boş bir kaplumbağa kabuğuna teller takarak yaptığına inanıyorlardı.
Orkestralarda kullanılan dik konuma tutulan arp, çağdaş orkestra çalgıları arasında telleri yalnızca parmakla çekilerek çalınan tek çalgıdır. Arpın 47 teli ve yedi pedalı vardır. Pedalların yardımıyla tellerin sesi değiştirilebilir. Bu pedallar üç ayrı konuma getirilebilir. Böylece bir nota diyez ve bemol olabilir.
Notaları birbirinden ayırabilmek için notalara çeşitli renkler verilir; do telleri kırmızı, fa telleri ise siyah mavi veya koyu mavidir.
Yorumlar
Yorum Gönder