BİR İYİ BİR KÖTÜ
Bugün biraz kendimden anlatayım diyorum.
Epeydir yapmadım bunu. Ara sıra hatta bazen sürekli iç döküşler yapardım ya, tam sırası bugün diyorum.
Hayatımda bazı değişiklikler oldu, öncelikle onu söyleyeyim. Kasım ayı başında, yıllar önce zor durumdan satmak zorunda kaldığım evimi geri aldım. Sattığım kadından satın aldım yani, geri aldım derken bedavaya olmadı bu iş. 2025 yılını böyle mucize gibi bir güzel olayla kapattım. Yılbaşını yeni-eski evimde geçirdim. Bunun bana verdiği mutluluğu tarif edemem size ama şunu söyleyebilirim; hayatta hiçbir şey için olmaz demeyin, bir şey zor olabilir ama imkansız değildir. Niyet o kadar önemli ki, hayal etmek, hedef belirlemek, yürekten istemek çok önemli. Yaklaşık bir seneye yakın kiralık ya da satılık fark etmeksizin ilânlara bakıyordum. Bir gün denk geldim bir ilâna ve eski evimi hemen tanıdım. İçim gitti, ahh param olsa da alsam diye diye aylar ayları kovaladı ben ilâna bakmaya devam ederken fiyat aralıklı olarak düştü. En sonunda gittim emlakçıya. Evin eski sahibi olduğumu öğrenince ilgilendi, neler yapıp yapamayacağımızı konuştuk, fiyatın daha fazla düşmeyeceğini ve istiyorsam şartları zorlamamı söyledi. Ben de zorladım ve karşıma bir mucize çıktı. Bana çıkmaz demeyin, isteyin, hayal edin size de çıkabilir arkadaşlar. Yani hayat çok sürprizli, ne ile karşılaşacağımızı asla tahmin edemeyiz.
Tadilât ve taşınma sürecini de atlattım ve evime yerleştim çok şükür. Bu süreçte ailem, eş-dost, ve arkadaşlarımdan çok yardım gördüm Allah razı olsun. Hepsinin tüm işleri rast gitsin. Kendimi çok şanslı görüyorum, ne kadar iyi insanlar biriktirmişim hayatımda.
Bu anlattığım iyi güzel hatta şahane. Bir de başka bir olay yaşadım, Allah bir daha yaşatmasın. Benim ufak çaplı bir şeker hastalığım var. Çok direndim ilaca ama birkaç yıldır kullanıyorum. İlaçla birlikte sağlığım oldukça düzene girdi. Geçen çarşamba günü çok stresli bir gün geçirdim, sabah kahvaltısından akşama kadar yemek yemeyi unuttum daha doğrusu ihmal ettim. Artık stresle başa çıkabildiğimi düşünüyordum ne gezer! Şimdiye kadar hiç sinirlenmediğim kadar sinirlendiren bir olay yaşadım. İşlerim de çok yoğundu, üstüne yemek de unutulunca başıma gelenler! Çok açım diye akşam yemeğini karbonhidrat ağırlıklı ve fazla yiyince geceye doğru düşüp bayılmışım. Öncesinde soğuk ter, halsizlik, mide bulantısı, gözde bulanıklık, baş dönmesi gibi sinyallerini vermişti de ben bunları hafif yemek zehirlenmesi sandım. On on beş dakika kadar baygınlıktan sonra kendime geldiğimde nasıl bayıldığımı hiç hatırlamıyordum. Daha doğrusu hiçbir şey hatırlamıyordum. Hani filmlerde bayılan insanlar ayılınca "Nerdeyim ben, bana ne oldu?" derler ya işte tam öyle. Zar zor kalkıp arkadaşında olan oğlumu aradım, taksiye binip geldi, doğru acile. Gece dörde kadar tansiyon, şeker ölçümü, kan, idrar tahlili, EKG, özellikle beyin dahil tüm vücut tomografisi derken tam bir kontrolden geçtim. Çok şükür her şey temiz çıktı. Özellikle beyin üzerinde durdular, çünkü düşerken kafamın arkasını çarpmışım duvara. Sonunda şeker komasına girdiğim anlaşıldı. Rahmetli halamda yaşardık bunu, yemek düzeni değiştiğinde kendinden geçiverirdi hemen.
İşte böyle, insanın hayatında her şey gelebiliyor başına. Büyük sevinçler yaşıyorsun, büyük de panik olabiliyorsun yani.
Çok şükür iyiyim şimdi, büyük uyarı aldım kendi adıma. Herkese "Aman kafana takma, değmiyor." diyen ben kendi söküğümü dikemedim.
Ama siz beni dinleyin yine de, 'imamın dediğini yap yaptığını yapma' sözü misali takmayın kafanıza, gerçekten değmiyor, değmediği gibi sağlığınız da bozuluyor.
Esen kalın...
.jpg)



Yorumlar
Yorum Gönder