BAK POSTACI GELİYOR
Bir yaz akşam üstü bu kadar güzel olabilirdi.
Bazen sadece iki saat birdenbire insanı mutlulukla sarmalayabiliyor.
Bugün pazar; evde temizlik vardı, bir yandan da çalıştım, malum beyanname haftası, pazar neyin bilmeden çalışma zamanı. Yorgunluktan bitap düşmüş halde kanepeye uzanıp Netflix'i açtım öylesine. Pek bir şey bulacağım umudu yoktu açıkçası. Açar açmaz karşıma çıktı "Pak Postacı Geliyor" filmi. Konusunu araştırıp incelemeden direkt oynat tuşuna bastım. Başlangıç jeneriğinde Fikret Kuşkan'ı, Ahmet Mekin'i görünce heyecanlandım, doğru seçim yaptığıma emin oldum. Filmin sonuna kadar yerimden kıpırdamadan izledim.
Yönetmen Yüksel Aksu'nun Muğla'nın Ula ilçesinde geçen filmi tam bir Yeşilçam sıcaklığında. Yıl 1960, saf ve iyi niyetli bir mahalle postacısı Osman'ın Gülizar'a aşkını anlatıyor. Yazlık sinemalar, Zeki Müren, Belgin Doruk, Cahit Sıtkı Tarancı, Sait Faik, Nazım Hikmet, bol bol şiir ve şarkılar, mahalle dostlukları. Romantizm var, komedi var yani bu yorgun akşam üstü bana iyi gelebilecek her şey vardı filmde.
Pazar akşamları bülten hazırlama zamanım, biraz sakinlik ve zindelik istiyor. "Off, çok yoruldum, yazacak bir şey düşünemedim, vakit de kalmadı, yine eski yazı mı paylaşsam?" derken kısa da olsa size bu filmi anlatmak istedim. Ben severim Yeşilçam filmlerini, romantik filmleri. İnsanı bulunduğu ortamdan alıp götürüyor kısa bir süre de olsa. Ayrıca Ege filmlerini de bir başka severim, şiveyi özellikle. Dalaman'da da iki sene yaşadığımdan daha bir başka sever oldum tabi.
Vaktiniz olursa seyredin derim.



Yorumlar
Yorum Gönder