TEMMUZDA KÖY TATİLİ
Bartın'ın Kurucaşile ilçesindeki köyümüzdeydim. Pazartesi günü gittiğimde önceden eve gelmiş olan erkek kardeşim, eşi, yeğenim ve kızına sonradan Bursa'dan gelen ablam ve erkek kardeşimin eşinin yeğeni de eklendi. Kardeşim iş için İstanbul'a gitmek zorunda kalınca biz altı kız kaldık baş başa.
En baştan güzel başladı, otobüsle Bartın'a yaklaşmışken kardeşim arayıp Amasra'da olduklarını, otobüs beni Amasra'da uygun bir yerde bırakabilirse oradan alacağını söyledi. Amasra demek Mustafa Amca'nın Yeri demek bize son yıllarda. Çok güzel bir balık lokantası. Hem leziz hem uygun fiyatlı bir yer. Tabi ki iner inmez hep birlikte soluğu orada aldık. Yemekten sonra Amasra'da kısa bir alışveriş gezintisi yapıp hava kararmadan köye geldik. Annemlerden sonra Temmuz ayında pek gelmemiştim köye; denizin önümüzde uzanan göl gibi sakin muhteşem manzarasını görünce ne kadar özlediğimi fark ettim. Bahçenin girişindeki ağacın dallarından sarkan tombul dutları yerken yaşadığımız çocuksu sevinç görülmeye değerdi.
Evimiz, rahmetli anneciğim ve babacığımdan miras, deniz kıyısında, yazlık tadında iki normal bir çatı katından oluşan geniş bir bahçe içinde müstakil bir bina. Rahmetli halamla ortak yapıldı. Yıllar yılı her yaz hepimizin buluşma noktası oldu. Acı tatlı günler yaşandı. Çocuklarımız doğayı burada tanıdı. Şimdi torunların zamanı, onların da anıları birikiyor burada.
Artık ne annem babam ne de halam var. Baktığımız her yerde onların anıları karşılıyor bizi. Onların emeklerinin üzerinde oturuyor, yiyip içiyoruz. Onlarsız düşünemediğimiz bu mekânda yeni bir yaşam döngüsü kuruyoruz.
Doğup büyüyüp karnını doyurduğun şehre uzak olan baba memleketindeki ev bakım ister, insan ister, yalnızlıktan hiç hoşlanmaz. Yalnız kaldığında kendini salar, etrafı otlar sarar, sarmaşıklar eve dolanır giremezsin. Ya sık sık gelip gideceksin ya da birine emanet edeceksin. Yoksa yerinde yeller eser.
Annem ve babam hayattayken hiçbirimizin onlardan sonra buraya sahip çıkacağımızı düşünmezlerdi. Hele erkek kardeşimin hiç. Ama hayat ne kadar sürprizli ve şaşırtıcı. O hiç düşünmedikleri oğul ve gelin öyle bir sahip çıktılar ki onların zamanından çok daha güzel oldu bu ev ve bahçe. Sanırım görüyorlardır bir yerlerden ve gurur duyuyorlardır.
Her sabah bahçede kahvaltı ve keyif kahvesi, akşam yemeği planlamasının ardından varsa ufak tefek çarşı alışverişi, sonra da ver elini deniz. Bahçenin deniz kıyısındaki setin üzerinde geçen öğle sonraları. Yine bahçede yenen akşam yemeğinin ardından günün ikinci keyif kahvesi. Artık balkon zamanıdır. Ah o balkonun dili olsa da konuşsa. Ne gülüşler, kahkahalar ne hüzünler ve ne dedikodular...
Köpeğimiz İzzet ve üç çocuğu, komşunun arsız tekir kedisi...
İnanılmaz özlemişim. Bu geçen bir haftada gençleştim adeta, ruhen ve fizîken.
Kız kıza aile tatilinin de ayrıca güzel olduğunu söylemeliyim. Hatta aşırı güzel ve keyifli.
Yeni yetişen nesil ile de kaynaşmayı sağladığından pek bir verimli.
Tavsiye ederim.



Yorumlar
Yorum Gönder