NOSTALJİ İLAÇTIR BAZEN

Bu sene palamut çok bol ve ucuz. Her akşam iş çıkışı Üsküdar çarşı içinden geçerken tezgâhlardaki  balıklara bakıp bakıp mest oluyorum. 

Balığın hemen her çeşidini çok severim, palamutu ise en çok. Dışarıda yemektense de evde kendi yaptığım balık hepsinden lezzetli gelir. Yanında bol yeşil salata, kıvırcık, roka, taze soğan. 

Birkaç yıl öncesine kadar her cuma balık günümüzdü, hiç aksamayan bir ritüeldi bizim evde. Biraz iş programının yoğunluğu biraz da oğlumun artık cuma akşamları arkadaşlarıyla dışarıyı tercih etmesi nedeniyle balık günü değişti. Aslında iyi de oldu, daha fazla balık yer oldum böylece, belli bir güne tabi olmadan. Bu yıl bir de stok yapayım dedim palamut sezonu bitmeden, epeyce alıp takoz kestirdim ve porsiyonluk ayırıp buzluğa attım. 

Bugün evde yemek yaparken dışarıdan gelen sese kulak verdim. Bir seyyar satıcı yüksek oktavlı sesiyle,  "Balıkçı geldiiii, 100 liraya palamut, çikletten ucuuuzzz, balıkçı geldiiiii." diye bağırıyordu. Bu sokakta pazar günleri simitçiye, karpuzcuya falan denk gelmiştim ama balıkçıyı ilk defa duydum. Pazar günleri hareketlidir bizim sokak, akordeon bile çalınır, yanındaki oğluyla akordeonunu aça aça yürür ve pencerelerden atılan paraları toplar efendiden bir adam. 

Bu arada palamutun çikletten ucuz olması da, bilemedim yani. Fiyat algılarımız o kadar değişti ki. Bir öğün yemek fiyatına tişört alınabiliyor. Birini anında tüketirken diğerini aylarca giyiyoruz. Ve çikletler gerçekten pahalı artık, afili ambalajlara koyup fahiş fiyata satıyorlar. 

Balıkçı geçtikten sonra çocukluk günlerime gittim, mahalle bakkalı ve pazarlar dışında alış veriş yapacak yer yoktu her sokakta seyyar satıcılar ayağımıza gelirdi. En çok sütçü ve yoğurtçuyu hatırlıyorum. Kırsalda yaşayanların inekleri olurdu, sağdıkları sütleri güğümlerle getirir, günlük satarlardı. Evde kaynatır içerdik, üstünde bir parmak yağlı kaymak sapsarı, ne lezzetliydi. Yoğurt da bu ineklerin sütünden yapılır ve günlük gelirdi sokağa. Omuzlarının üzerindeki tahta sırığın iki ucunda sarkan tablalardan metal küreğiyle aktarırdı uzatılan kaplara yoğurdu satıcı. Artık köylerde bile pek yoğurt yapan yok, oralarda da hazır yoğurtlar satılıyor. Doksanlı yıllarda köyümüze bir akrabamızı götürmüştük, bakkala gidip yoğurt sormuş da bakkal, "Burada yoğurdu herkes kendi yapar, bulamazsınız." demiş bakkal. Şimdi gerçekten yapan yok, nereden nereye geldik. 

Bir pazar günü sokağımdan geçen seyyar balıkçı da beni nereden nereye götürdü işte. Her ne kadar bu duruma üzülsem de nostalji ilaç gibi geliyor bazen. Hatırlamanın mutluluğu ile yemeği nasıl yaptım bitirdim anlamadım. 




Yorumlar

Popüler Yayınlar